Kırılgan sevişmeler
odanın duvarları gerilip ürperdi. yumuşak ışığın yarattığı dalgalı gölgeler sağa sola kaçıştı. bir koku sindi köşelerin keskin yamaçlarına. bir koku tavana asarak kendini kıydı canına. sessizliği derin bir soluk veriş bozdu. bıçak gibi ikiye yardı odanın havaküresini. yarıktan içeri sarı sıcak bir ışık sızdı ve kuytulara sığınmış iki bedende ışıdı. bir gölge kümesi cesaretini toplayıp yeniden döndü duvarın soğuk yüzüne . birbirlerine sarılmış bir erkekle bir kadının gölgesi. aralarında ışıklı boşlukta şehvetin imzası salınıyordu. gölgeler sokulup ayrıldıkça sesler bir girdap gibi yükseldi odanın tavanına. iki dudağın isteksiz ayrılışlarının ıslak çığlıkları… iki tenin arzulu temaslarının arsız ritmleri… baslarda başdöndüren inlemeler … ve adeta rengi bile kızıla dönmüş nefesler… duvarlar bir saniyeyi bile kaçırmamak için yeniden sokuldu iki aşığın bedenine. bir ter damlası süzülüyordu adamın bel oyuğunda, kadının elleriyse sıkıca kavramıştı adamın kalçalarını. örtülere bürünmüştü adam ve kadın, alev alev yanan temiz çarşaflara dolanmıştı birbirine sarılmış vücutları. kadın tavana baktı, sanki gülümsüyordu ona, sanki göz kırptı kasıkları kadına, bir ateş düştü kutsal tepedeki tüylerin arasına. bir anafor, bir çekilme… bir eldiven gibi bedeni çıkarılırken ters yüz oldu. ayak parmaklarına dek sarsılıyordu. yeniden tavana baktı… bu kez kızıl bir karanlık indi gözlerine. dudaklarını ısırması dahi engel olamadı ciğerlerinden kopan çığlığa. can çekişen bir yılan gibi, beli büzülüp kalktı zeminden. zaman durdu. tavan yoktu artık sadece yıldzlar… ve kemik kıran kasılmalar … kaskatı kesildi birden! tırnaklarını geçirdiği çarşafın serinliğini hissetti. karnının içinde yaşayan su aygırı derin derin yutkundu bir kaç kez. sırtında süzülen serinlikle gülümsedi, gözlerini araladı. geri gelen tavanla arasında mutlu bir erkek yüzü vardı. dudaklarından onay almaya geliyordu ya da bir teşekkür bir aşk sözcüğü kondurmaya. öpücüğün ardından bedeninin üzerindeki son ağırlık da devrildi üzerinden, sırtında yatağı bile hissetmiyordu artık hafiflemişti… duvarlar yerlerine geri döndü. gölgeler sessizleşti. sesler kirişlere yayıldı örümcekağları gibi. artık sesiizliğin sesi hakimdi odaya. bir de titrek bir mumumn dans eden alevi…