resim yok
Caravaggio

Chihiro harikalar diyarında

Eliade’nin deyişiyle, toplum içinde yaşayan bir insanın her davranışı “kutsal”a ilişkin bir dizgeye göndermede bulunur. Böylesi bir kültürel kodlanmışlık, bir anlamda birlikte yaşayışımızın ve birbirimize güven duymamızın da ön koşulu gibidir. Büyüyen şehirlerimiz, kimliksizleşen görünümlerimizle artık bu güven duygusunun oldukça uzağındayız. Bu yüzden büyük şehirlerde dev bir paranoya örgüsünün içinde yaşıyoruz belki de. Ancak yine de bu kültürel kodlanmışlık, en derin korkularımızda, düşlerimizde, ya da kendisine en çok ihtiyacımız olduğu diğer anlarda çıkıveriyor karşımıza. İçimizde başka bir şeyle yerinin doldurulması imkansız bir mitolojik boşluk var.

Bir başka yerde, elimizde kalan yegane mistik deneyimlerden birinin de aşk olduğunu ifade etmiştim. Neyse ki, bu doğal, kendiliğinden ve teklifsiz deneyimin bizi bulmasını, bize vurmasını beklemek zorunda da değiliz. Fazla olmasa da hala masal anlatıcılar var aramızda. Esritici ozanlar, köklerinden kopmamış, onları okumayı ve yeniden okumayı bilen ustalar. Miyazaki de bunlardan biri.

Ada kültürü olmanın ayrıksı tüm özelliklerini fazlasıyla taşıyan bir toplumun rengarenk mitolojisindeki tekmil tanrıya ve ruha hizmet veren bir hamam işletmek ister miydiniz? Ya da orada köle olarak çalışmak? Sorularıma yanıt vermekte aceleci davranmayın. Karar vermeden önce izleyip bir kez daha düşünün.

Mitlerin popüler kültürle harmanlanıp yeniden sunulmasına dair pek çok örnek izledik geçtiğimiz dönemlerde. İlerleyen zamanlarda da birçoklarını izleyeceğimize eminim. Kahramanın sonsuz yolculuğu sürüyor. Çünkü ona ihtiyacımız var. İçimizdeki boşluğu, onun varlığına dair inançla doldurmaya ihtiyacımı var. Gündelik yaşamımızın ritüellerden ve kutsal olandan bu denli kopuşunun bedelini katlanılır kılmanın bir başka yolu yok. Yazılan her kelimede, çekilen her karede, resmedilen her imgede tanrıların sarhoş edici ayinlerine tanıklık etmeyi sürdüreceğiz. Ta ki onlar aramıza yeniden dönene dek. Bitimsiz bir yas çalışması bu.

Bu belli belirsiz ve yeniden okumaya muhtaç sunuşların yanında, zaman zaman da şimşekler çakacak, tamtamlar yeniden duyulup savaş baltaları gömüldükleri yerlerden çıkarılacak. Masal olmaktan utanmayan yapıtlarla tanrılar kısa süreli konukluklar için gelecekler dünyamıza. Yeni biçimlerle ama kendi öz adlarıyla. Ya da biz beyaz tavşanların peşinden deliklere süzülüp, zihnimizin rahimlerine, türümüzün köklerine döneceğiz. Kovulduğumuz cennetten küçük ve kesik soluklar alma şansımız olacak.

Masallardan uzak kalmamanız temennisiyle size Miyazaki‘nin Sen To Chihiro No Kamikakushi’sini önererektamamlıyorum yazımı.

Tags: , , , ,

Leave a Reply

felsefe dükkanı
Arka plan resmi :
Tasarım: Meme-Dini